benlysta side effects

Business Name

ENGLISH

2007 – Cenneti Beklerken (110′)

Kategori : Filmleri | Geri Dön



 

KÜNYE

Yazar • Yönetmen :

Derviş Zaim

Oyuncular :

Serhat Tutumluer (Eflatun) • Melisa Sözen (Leyla)

Mesut Akusta (Osman) • Nihat İleri (Şehzade Danyal)

Mehmet Ali Nuroğlu (Şehzade Yakup)

Rıza Sönmez (Danyal’ın Kethüdası) • Numan Acar (Cellat)

Konuk Oyuncular :

Bülent İnal • Altan Erkekli

Ahmet Mümtaz Taylan • Mustafa Uzunyılmaz

Yapım :

Marathon Filmcilik
Sarmaşık Sanatlar
Hermes Film
Tivoli Film

Yapımcılar :

Derviş Zaim
Baran Seyhan
Elif Dağdeviren Güven
Bülent Helvacı
Denes Szekeres

Uygulayıcı Yapımcı :

Sadık Deveci

Yardımcı Yönetmen :

Arslan Kacar

Müzik :

Rahman Altın

Görüntü Yönetmen :

Mustafa Kuşçu

Kurgu :

Ulaş Cihan Şimşek

Görsel Efekt Koordinatör :

Kerem Kurdoğlu

Görsel Efekt Sanatçıları :

Güray Gürsoy
Kuban Altan
Tamer Karakulak
Alper Oktay
Aydın Büyüktaş

Animasyonlar :

Uğur Erbaş

Sanat Yönetmenleri :

Serdar Yılmaz • Elif Taşçıoğlu

Minyatür Sanatçısı :

Özcan Özcan

Kostüm :

Nadide Argun

Ses Tasarım :

Murat Çelikkol

Miksaj :

Balasz Etter

Tarih ve Kültür Danışmanları :

Prof. Dr. Cemal Kafadar
Dr. Filiz Çağman
Doç. Dr. Banu Mahir
Hilmi Yavuz

Proje Danışmanı :

Üstün Barışta

Sinopsis

On yedinci yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’da yaşayan minyatür ustası Eflatun,ustalarının kendisine öğrettiklerine karşı gelir; ölen eşi ve oğlunun Batılı tarzda portrelerini çizer.
Çelişkili duygular içerisindeki Eflatun, bir gün zorla Osmanlı vezirinin konağına götürülür.
Vezir, Eflatun’dan, Osmanlı İmparatorluğu’na karşı ayaklanan Danyal adlı sözde bir şehzadenin, idamından önce, Batılı tarzda portresini yapmasını ister.

Çırağı rehin alınan Eflatun, bu emir karşısında vezirin bir grup silahlı adamıyla birlikte Anadolu bozkırlarına doğru tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Yolda rastladığı köle kızı Leyla’yı acıyarak yanına alır. Eflatun, taht kavgasının ortasında, bir yandan varolma mücadelesi verirken, diğer yandan da bu güzel Çerkez kızı ile gizliden gizliye bir aşk yaşamaya başlar. Verdikleri kayıplara rağmen Şehzade Danyal’ın hapsedildiği kaleye varırlar. Ancak grubu büyük bir sürpriz beklemektedir.Kavganın ve aşkın imparatorluğunda hayatta kalma savaşı veren Eflatun ve Leyla, hayalle gerçeğin harmanlandığı bu büyülü masalda, kendi cennetlerini yaratırlar.

 

Derviş Zaim’in Kaleminden 
Cenneti Beklerken

Projenin amaçlarından biri; sürükleyici bir serüven çerçevesinde geleneksel Osmanlı kültürünü ve tarihini, seyircinin duygu ve düşüncelerini doyurarak beyazperdeye aktarmak biçiminde özetlenebilir. Osmanlı minyatür sanatını sinema diline tercüme etmeye çalışırken çağdaş sinemanın anlatım olanaklarını gözardı etmemeye çalıştık. Benzer biçimde, Batı resim sanatının verileri ile Doğu minyatür sanatının verilerini filmin içinde birarada kullanmaya gayret ettik. Çabamızı konunun kendisi de destekledi.
Cenneti Beklerken’in kahramanı Nakkaş Eflatun, serüven dolu yolculuğu sonrasında, minyatür sanatının Batı tarzı resim sanatı ile olan ilişkisine dair yeni ve zenginleştirici bilgilerle donanıyor.

Filmin biçiminin içerik ile örtüşmesi, kanımızca, projenin en göze çarpan niteliklerinden biri.

Bütün bu özellikler projenin hem duygu dolu bir serüven filmi olarak algılanmasına, hem de anlam bakımından katmanlı bir yapı taşımasına katkıda bulundu. Filmin, seyirciyle ilişki kurmayı başarabilme ama aynı zamanda olabildiğince derin kalabilme bakımından, ileriye doğru atılmış bir adım olarak değerlendirilebileceği düşüncesindeyim. Ayrıca, filmin farklı kültürlerin birbirleriyle ilişkilerine dair tavrının, insanlığın karşılıklı anlayış ve alışverişini geliştirebilmesine az da olsa yardım edeceği ümidindeyim.

Esin Kaynakları

Tarihte rastladığım resmetme konusundaki birkaç hikaye “Cenneti Beklerken”in senaryosunu yazmamda bana esin kaynağı oldu. Örnekler vermeye çalışayım: Sultan Sencer’i öldürmek üzere tutulan bir katil, bir casusun 1151’de hazırladığı bir “gerçekçi” portre kullanılarak yakalanmıştı. Hikayeyi 17. yüzyıla taşıdım. Osmanlı İmparatorluğu’ndaki taht kavgaları ve tahta çıkmak zorunda kalan padişahın erkek kardeşlerini öldürtme zorunluluğu bir başka tarihi esin kaynağımdı. Filmdeki Nakkaş, hiç istemediği halde taht kavgasının ortasında kalır; saray tarafından gizli bir göreve yollanır, görev esnasında yeni bir kültürel olgu ile karşılaşır: Velazquez’in ünlü ‘Las Meninas’ tablosuna benzeyen bir tablo.
“Bu tablonun bir benzerini, 17. yüzyılda yaşamış bir Osmanlı minyatür sanatçısının karşısına çıkarırsam nasıl bir dramatik durum yaratabilirim?” sorusu aklımdaki ilk sorular arasındaydı. Bu tabloyu karakterin karşısına çıkarmam, meseleyi daha yetkin ve geniş şekilde tartışmamı sağladı.

Cenneti Beklerken’in bütün aşamalarında, önemli bir danışman kadrosundan destek aldık; Prof. Cemal Kafadar, Dr. Filiz Çağman, Doç. Dr. Banu Mahir ve Hilmi Yavuz bizden desteklerini esirgemediler. Bu değerli uzmanlarla yakın işbirliği içerisinde titiz ve tutarlı bir dönem filmi havası yaratılmasına özen gösterdik. Sadece tarihsel alanda değil, mekan seçimi, dekor, kostüm, filmin plastiğinin oluşturulması gibi konularda da danışmanlarımızın değerli fikir ve görüşlerinden geniş biçimde yararlandık.